|
Dünya
(Emekçi) Kadınlar Günü
|
|
Özdemir
İnce
Hürriyet
8 Mart 2008
|
|
BURSAnın
Ulu Camisinin bahçesinde dolaşan 63 yaşındaki
bir kadının yanına yaklaşan iki genç erkek
"Cennetten geliyoruz. Peygamberin torunlarıyız.
Teyze, adak adamış, yerine getirmemişsin. Düzeltmeye
geldik. Allah rızası için paranı ver" deyip
165 YTLsini almışlar.
Bununla yetinmeyip "Altın senin neyine" diyerek
kadının kolundaki altın künyeyi de alan gençler,
gözyaşlarına boğulan kadına bir de Kuran-ı
Kerim hediye etmişler. Daha büyük günah işlememesi
için olayı kimseye anlatmamasını da tembihlemişler.
(Akşam, 01.03.08)
Meğer kadın Almanyada yaşayan kızını
görmek konusunda adak adamış ve adağını
yerine getirmemişmiş. Gençlerin bir kadına yanaşıp
"Teyze, bir adak adamış ama yerine getirmemişsin!"
diyebilmesinin gerisinde "Kadınların adak adayıp
yerine getirmedikleri" varsayımı bulunmakta...
* * *
"Selam teyze ben Hazreti Hasan!" diye kendisini
selamlayan bir delikanlıya inanan kadın ile İslami
inancı nedeniyle türbanlandığını ileri
süren genç kız arasında hiçbir fark yok benim gözümde!
Bunun neden ve gerekçelerini zahmete girip açıklamayacağım
burada! Aylardır yazdıklarım yeter de artar bile!
En zoruma giden, türban şaklabanlığını
özgürlük adına yaptıkları iddiaları!
"Özgürlük" tekil yazıldığı
zaman bile çoğuldur; kendisi de anlamı da çoğuldur.
Türban konusunda "Özgürlük!" diye dayatacaksınız,
hayatın ve dünyanın tamamında özgürlüğe
engel olan, özgürlüğü yok eden ne varsa onun kölesi
olacaksınız!... Ailenin, kocanın, babanın, ağabeyin,
kurulu düzenin, adaletsizliğin, eşitsizliğin, düşmanlığın,
otoritenin, dinin, kitabın, faşizmin kölesi!...
Sonra da, utanmadan, demokrasinin özgürlük savaşçısı
olduğunuzu iddia edeceksiniz; iddia edecekler!...
Psikiyatri kliniğinde tedavi olması gereken bazı
çağdaş (!) kadınlar da güya, demokrasi ve özgürlük
adına, bu fesada arka çıkacaklar. Cinnet manzaraları!..
* * *
8 Martın "Dünya Kadınlar Günü" değil
"Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olduğu aklımdan
çıkmış. Varlık Dergisinin Mart sayısının
"Kültür Gündemi" sayfalarındaki soruşturma
gerçeği anımsattı. Özellikle de Oya Baydarın
yanıt yazısı:
"1910 Uluslararası Sosyalist Kadınlar Kopenhag
Konferansında Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak
kabul edilen 8 Martın anlamı ve içeriği,
aradan geçen yüz yıla yakın zamanda neredeyse tümüyle
değişti; günün içi boşaltıldı.
Kapitalist sömürüye ve eşitsizliklere karşı
tepki olan 8 Mart, şimdi kapitalizmin tüketim pompalamasının
bir parçası oldu, 364 günü erkeklerin olan bir dünyada,
yol-iz bilen işverenlerin kadın çalışanlarına
kırmızı gül dağıtmayı ihmal
etmedikleri, karısını döven erkeğin bile gülünü,
çiçeğini unutmamaya çalıştığı,
kadınlara resmi kutlama mesajları gönderilen bir güne;
Sevgililer Günü gibi bir hoşluğa dönüştü."
* * *
Köleliğin simgesi türbanı özgürlük ve demokrasi
bayrağına dönüştüren akıl almaz sahteciliği
düşündükçe, Dünya Emekçi Kadınlar Gününden
"Emekçi" sözcüğünün düşmüş olması
şaşırtmıyor beni. Ama onmaz bir acı var
içimde: Dünya (Emekçi) Kadınlar Gününü kutladığımız
kadınlarımızın bir kesiminin türban fesadının
kurbanı, parçası ve aleti olmaları!?
|
|